TRIUMPH TIGER 1050 SPORT

Triumph Tiger 1050 Sport’u Korlas aracılığıyla test ettim. Riva’ya ve Bozhane’ye sürdüm. Kısaca izlenimlerimi paylaşıyorum.

Triumph Tiger Sport 1050’yi hızlı bir tarihçeyle ele alırsak, Thunderbird, Bonneville gibi modellerin yanı sıra, Tiger’ın da bugüne ciddi bir tecrübeyle ulaştığını görebiliriz.

Triumph-logo-history (1).jpg

1884 yılında Alman Siegfried Bettman & Muaritz Shulte tarafından kurulmuş ve 2 yıl sonra adı “The Triumph Cycle Company”  olarak değiştirilmiş. İkinci Dünya savaşı sırasında İngiliz ordusuna 50 binin üzerinde motor satmış. Savaşın bitmesiyle, Triumph yeni modeller üretmeye odaklanmıştır. ilk başarısını 493cc Triumph Twin’le 1946 Manx Grand Prix’inde Ernie Lyons sayesinde kazanmıştır. Manx Grand Prix diye bahsettiğimiz aslında bugün adını çok duyduğumuz Isle of MAN yarışları. Video’nun sonunda Ernie Lyons’u 12 numarayla görebilirsiniz.

 

Triumph, 1950’lerin 60’ların ikonik motosikletlerini Steve McQueen ve Marlon Brando gibi isimlerle tarihine yazdı.

brandowildone1.jpg

Bugünkü versiyonlarının atası sayılabilecek hali 1981 yılında Tiger Trail adında piyasaya sürüldü. O dönemler BMW R80 GS’in rakibi olarak sahneye çıktı.

tiger trail.JPG

İncelediğimiz Tiger 1050’nin çıkış noktası olarak kabul edebileceğimiz Tiger 900 1993-1998 yılları arasında üretilmiştir. 885cc olan ve üç silindir olarak üretilen Tiger 82 Beygirlik güce sahipti.

full_0246-motocykly-triumph-tiger-1995-3.jpg

Ardından ikinci nesil tiger 2001-2006 yılları arasında Tiger 955i adıyla 104 beygir olarak karşımıza çıkıyor.

02green-big

Üçüncü nesil Tiger 1050 ise 2007 yılında doğuyor ve 2013 yılına kadar üretiliyor.

Untitled-1

Ardından 2011 yılında Tiger 800’ün piyasaya çıkmasıyla, tasarım dili değişiyor ve değişen tasarım diline Tiger Explorer 1200’de ekleniyor.

20171130_101344_TIGER-1200-Press-Ride_11-17_ot757.jpg

Ardından 2013 yılında Tiger 1050’yi bitiren Triumph, Tiger Sport adıyla 1050cc’lik makinayı 113 beygirden 126’ya çıkararak piyasaya sürüyor. 800 ve 1200’lük motorların arasında özellikle yol motoru olarak harika bir seçenek olarak karşımıza çıkıyor. İngilizler tüm eksikleri yıllar içerisinde giderilmiş bu rafine motosiklet için yıllanmış şarap gibi yorumunu yapıyor.

WNXV1149.JPG

Gelelim misafirimize, sabahtan motorumu teslim almak için Korlas Ataşehir’e uğradığımda, motoru beklerken Triumph Tiger Sport 1050’yi test edeyim dedim.

ORHF3927

Hypermotard’ımın fren ayarları yapılırken ben de hem Triumph markasıyla hem de Tiger’la tanıştım.

HTVX3892

İlk izlenim, motor gayet ergonomik, özellikle yan ayağı hem çok şık hem de rahatlıkla açılabiliyor. Yan ayağın tasarımı bir Ducati 999 tadında, MV Agusta kıvamında. Sele yüksekliği 83cm şehir içi kullanımı için çok rahat. 81 cm’lik seçeneği de mevcut. Konforu ise harika tam uzun yol için yapılmış, artçı için olan kısmı da bir hayli konforlu.

VZYV4585.JPG

Tasarımdan başlayalım, genel yapısı itibariyle oldukça derli toplu motor, arka şasi bağlantısının tek maşa olması, İtalyanlardan alışık olduğumuz şık bir ayrıntı. Farları ve kafa karenajı 2000’lerin tasarım dilinde.

GNLV1418.JPG

2000’lerin başındaki motorları günümüz teknolojisiyle boğmadan harmanlasalar ne güzel olur derseniz bu motosiklet tam size göre. Tam bir safkan İngiliz atı. Tasarım olarak motor benzersiz değil, ancak ince detaylarla kalitesini ortaya koyuyor.

VBYO7514.JPG

Performansından bahsetmek lazım. Hiçbir teknik verisini öğrenmeden motora bindim, ne ağırlığını ne torkunu ne de son hızını öncesinde sormadım.

RXKT2537.JPG

Performansı özellikle de egzozla birlikte sürekli ama sürekli gazlamaya itiyor ve çok keyifli bir şekilde hızlanmayı hep hissettiriyor. Açıkçası yakın dönemde test ettiğim Multistrada 950’ye göre daha başarılı buldum. Multistrada 950 incelememize buradan ulaşabilirsiniz.

triumph-factory5

Hem performansını, vites geçişlerindeki yumuşaklığını, motorun tepkileri ipeksi. Çekiş kontrolün müdahaleleri sizi baltalamıyor, sürüş keyifinizi kesintiye uğratmıyor. Frenleri çok kuvvetli, fren yapmaktan tedirgin olmayıp keyif alıyorsunuz. Kompresyonu oldukça başarılı ve yığılma olmadan kendi devriyle motor yavaşlıyor çoğu zaman frene ihtiyaç bile duymuyorsunuz.

SHXR0149.JPG

Motor sesi ne savaş tamtamları çalan iki silindir gibi tok, ne de dört silindir kadar tiz, ikisinin arasında atmosferik ciğerli bir otomobil sesini andırıyor adeta. Üzerinde Arrow egzozuyla gelmiş, SC Project ve Leo Vince dokunuşları da gayet başarılı.

Avrupa piyasasında yıllardır olan bu motor keşke daha önce gelseymiş, motosiklet piyasasında bütün fiyatların çılgınca artmasıyla 14 bin Euro olan bu model, sunduklarına göre fiyat/performans açısından başarılı.

dash-copy.jpeg

Triumph Tiger 1050 modelleri için yurtdışında yayınladığı servis takviminde bakım aralığı 10 bin km olarak görülürken, Türkiye’de 6 bin km’lik bakım aralığı uygulanıyor.

XIIH9955.JPG

Motosikletin kalitesini gösteren bazı ayrıntılar; kaydırmalı debriyaj, ayarlı süspansiyonlar ve üzerinde pirelli angel gt lastikle gelmesi.

RNWG7213.JPG

Yamaha Tracer 900 ile karşılaştırdığımda 2017’de (2017 öncesiden yok) Tracer’a kaydırmalı debriyajın eklenmesi aralarındaki farkları azaltıyor. Yamaha Tracer’ı test etmediğim için kesin bir şey söyleyemeyeceğim.

9-copy-1.jpeg

Tracer yerine neden Tiger alayım diye düşündüğümde, Triumph’ın marka aidiyeti ve tarihi geliyor aklıma. Bir de bu motorun yıllardır İngiltere’de üretiliyor olması. Test edilmiş kendisini kanıtlamış bir motor olduğunu düşünüyorum.

QOUK5853.JPG

Eksileri yok mu? Elbette bazı eksileri de var. Beni ilk rahatsız eden gidondaki titreşim oldu. Ayaklarda hiç titreşim yokken nasıl bu kadar titrer gidon anlamadım. Gidon uzatma aparatıyla giderilebileceği bilgisini aldım. Orta sehpanın olmaması da aksesuar olarak ek masraf, aynı şekilde elcik ısıtma da bu motorda olsun isterdim.

pegs-copy.jpeg

Bir de sürüş modları arasında geçiş yapmak için motorun durması gerekiyor ve kadranın üzerindeki butondan değişiklik yapabiliyorsunuz, bu özellik daha kullanıcı dostu olabilirdi.

PBVP8029.JPG

Özetle çok ama çok keyifli bir motor, rakipleri arasından detaylardaki kalitesiyle ve performansıyla sıyrılabilir. Motorun ikinci el satışını düşünmeden, etrafındakilerden farklı bir motora binmek isteyenler için iyi bir alternatif. Siyah ve gümüş gri renklerinin ikisi de çok başarılı.

Multistrada 950 ile arasında kalsam, iki silindir ve kırmızı olmazsa olmazım değilse Triumph Tiger 1050 Sport’u tercih ederim. Tracer 900 ile arada kalsam ikinci el satışını ve değerini düşünebilirim zor karar, bir geçiş motoru olarak değil daha uzun vadeli düşünülürse Triumph Tiger tercih edilebilir.

Son olarak 0-100 kalkış denerken vizörü açık unuttuğum videoyu paylaşayım.

 

 

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s