İSKOÇYA: Isle of SKYE (BÖLÜM 2)

Londra’dan Isle of Skye’a yaptığımız yolculuğun ikinci bölümü olan İskoçya’yı anlatacağız. İlk durak Edinburgh’a akşam saatlerinde vardık. Edinburgh Festivalinin son günlerinde şehre vardığımız için ortalık bir hayli kalabalık ve hareketliydi. Edinburgh’da gezilecek çok yer var şehrin en güzel manzarası ise Calton Hill’den seyredilebiliyor. Roadtrip modumuzdan bir günlük şehir turistine dönüştükten sonra, yol için dinlenmeye çekildik.

IMG_0373.JPG

Edinburgh yakınlarında ve kuzeyinde motosikletliler için tavsiye edilen çok keyifli bir yol var. Yalnız Glasgow çevresinde daha fazla motosiklet rotası var. Motosiklet kiralama imkanı da mevcut. Isle of Skye’a gidiş için Londra yerine Glasgow’a uçup oradan araç ya da motosiklet kiralamak da mantıklı bir tercih olabilir. Birkaç örnek olarak şunları ekleyelim.

Glasgow Rental.JPG

Ayrıca Rehberli motosiklet turları da mevcut 1600 Pound (Tek kişi) 2600 Pound (Artçılı)

Isle of Skye’da konaklama bulmak oldukça zor olmuştu, az konaklama tesisi bulunduğu için hepsi kısa turistik sezon sebebiyle dolu oluyor. Müsait yerler ise standartları düşük olsa da yüksek fiyatlar isteyebiliyor.

Pek çok insan bu yolları karavanla yapıyor, kamp kuranlar, arabada kalanlar var. Olmazsa biz de arabada kalırız artık diye düşünürken, bir de AirBnb’yi deneyelim dedik. Isle of Skye’ın en meşhur ve büyük kasabası diyebileceğimiz Portree’ye yakın bir oda bulup biraz inceledikten sonra tuttuk. Yola çıkmadan ev sahibiyle mesajlaştık, yol için sandviçlerimizi yaptıktan sonra artık filmlerde gördüğümüz manzaraları yaşamaya gelmişti sıra.

IMG_0432.JPG

Önce anayoldan Glasgow’a sürdük, yol üzerinde Harley Davidson ve Ducati showroom’larını da gördük, Edinburgh ile Glasgow birbirinden bir hayli farklı şehirler otoyoldan geçerken bile farkedilebiliyor. Glasgow’dan çıkıp Loch Lomond’a doğru sürmeden önce kısa bir mola verdik. Pazar günü ve havanın da güzel olmasının etkisiyle pek çok motosiklet vardı. Edinburgh’tan Glasgow’a sürerken Stirling’den geçebilirsiniz. Stirling Loop olarak adlandırılan motosikletlilere tavsiye edilen harika bir rota var. Buraya stirling loop haritası eklenebilir.

ride 60 stirling.PNG

Loch Lomond İskoçya’daki en büyük ikinci göl ve şehre yakın muazzam bir doğal park. En az Lake District kadar güzel. Ağaç tünelleri içinden sürüyoruz. Glencoe’ya varmadan verdiğimiz mola yerinde her çeşit motosikleti gördükten sonra yine: “Ah şimdi şunlardan birine atlayıp gitsek” diyorum.

IMG_0572.JPGO sırada bir tane Ducati Hypermotard 796 görüp yanına gidip sohbete başladım. Konu desmodan iki silindirden viraj kabiliyetinden açılıyor. Sonra selesini daha konforlu versiyonu ile değiştirdiğini ve Scottish Highland için en keyifli motorladan biri olduğunu söylüyor derken, eşi monster 696’yla geliyor iyi yolculuklar dileyip yola devam ediyoruz.

IMG_0568.JPG

Tabi yolda sadece motosikletler yok, Nissan Skyline’dan Aston Martin’ine kadar keyifle yol yapanlar var. Glencoe rotasını buraya ekleyebiliriz.

IMG_0606.JPG

Glencoe’ya doğru ilerledikçe bitki örtüsü değişiyor, tırmanıyoruz. Motosikletler gruplar halinde Isle of Skye’a doğru sürüyorlar. Yemyeşil otlarla kaplı dağların arasından ilerliyoruz. Sonunda Glencoe’ya varıyoruz etkilenmemek elde değil. 18 yaşında Manhattan’da yaşadığım şaşkınlığı ve mutluluğu 30 yaşında dağa taşa bakarken yaşıyorum. İnsanı yollar dönüştürüyor, olgunlaştırıyor. Bu seyahati Hazal ile birlikte yapmak daha da anlamlı.

IMG_5384.JPG

Asfalt kalitesi harika, herkes hız sınırlarına uyuyor. Mokka’nın turbo motorunun performansıyla virajlardan keyif alabiliyoruz. Tırmanışımız bitip inişe geçtiğimizde gördüğümüz manzaranın etkisiyle hayranlıkla ağzımız açık ilerliyoruz. Hayal aleminde gibi, İstanbul’muş trafikmiş, pek çok stresten uzak keyifle yol almak.

IMG_5554

XIII. yüzyılda inşa edilmiş Eliean Donan Kalesine uğradıktan sonra Isle of Skye’a köprü ile geçiş yapacağımız için heyecanlıyız. Kale denizin üzerinde ama medcezir sebebiyle etrafına yürüyebiliyorsunuz, sular yükseldiğinde ise kıyıdan kaleye uzanan köprüden ulaşabiliyorsunuz. Bu rotadaki en çok ziyaret edilen ve fotoğrafını çokça gördüğümüz bir yer olduğu için, bilinçaltımda bir mekanı daha tikliyorum.

IMG_0727.JPG

1995’te yapılan Isle of Skye köprüsü 2004 yılında ücretsiz hale getirilmiş, Otomobille köprüye tırmanırken heyecan dorukta ve sonunda Isle of Skye’dayız. İlk hedefimiz kalacağımız evi bulup ev sahibiyle tanışmak gece karanlığında evi bulmak için uğraşmamak. Bizi Joe isimli tatlı köpeği ve koyunları karşılıyor. Hava pek iç açıcı değil, soğuk ve yağmurlu 12-14 derece arasında.

IMG_0682

Portree kasabasına vardığımızda restoranların neredeyse tamamı dolu, rezervasyonu olmayanlar sıra bekliyor, menüler İngiltere ve İskoçya ortalamasına göre pahalı denebilir. Trip Advisor’dan puanı iyi bir bar/restoran buluyoruz. Ben geldiğimden beri Fish and Chips denemediğim için burada çok methedildiğinden deniyorum ve balık taptaze, tadı nefis.

ride 62 wild and wonderful.PNG

Eve gidiyoruz dinlenmeye çok ihtiyacımız var yaz ayında bu kadar soğuk bizi yormuş, ev sahibine zencefilli çay öneriyoruz. Kibarca reddetse de, bize oturma odasındaki kuzineyi yakıyor,  biraz Joe ile oynuyoruz, biraz ne yaptığımızdan kendimizden bahsediyoruz.

Lonely Planet’in Scotland kitabını karıştırıp duruyorum, yol planımız belli, İlk hedef Quaring ve Old man storr, herkes yollara parketmiş 1-2 kilometrelik bir yürüyüş mesafesiyle manzaranın olduğu yere varabiliyorsunuz.

MM7701-20080822-10525.jpg
Old Man of Storr, the Isle of Skye, Scotland

Zar zor park ettikten sonra arabadan iniyoruz 10 dakika içerisinde sırılsıklam geri dönüyoruz. Neyse ki yağmurluklar sayesinde içimize işlemiyor. Bütün gün bu şekilde nasıl gezeriz diye düşünürken, bir anda güneş açıyor ve gök kuşağıyla baş başa kalıyoruz. Ardından bir başka mola verilecek noktada muhteşem bir manzarayla karşı karşıyayız.

IMG_5661.JPG

Her koyda ayrı bir manzara var, epik manzaralar, krater gölleri, dik yamaçlar, melankolik bir atmosfer ve siyah volkanik kayalar.

Bir sonraki durağımız Kilt Rock, denize paralel yüksek falezler ve falezlerin arasından akan bir şelale. Yolda sakin bir cepte öğlen yemeğimizi yiyoruz. 1 günde bütün Isle of Skye’ı gezmek iddialı ama olmayacak iş değil.

Kalacak yer ayarlamazsanız yeterli kamp ekipmanınız varsa veya aracınızı gece üşümeden uyuyabileceğiniz bir formata sokabiliyorsanız, koylardan birinde kamp yapılabilir. Ada yaşamını kültürel olarak gösteren eski yerleşim birimlerinin örneklerinin bulunduğu müzeye uğruyoruz, Eve asmak için bezden bir Skye haritası alıyoruz.

IMG_5691.JPG

Gezmeye devam ediyoruz. Biraz güneş biraz yağmur neredeyse her koyda ayrı bir iklim var. Single Malt Viskileriyle ünlü Talisker’ın üretim merkezine uğramak için adayı turlamaya devam ediyoruz. Talisker’ın binasına varır varmaz, havadaki viski kokusu gülümsetiyor. Anı olarak ufak 3’lü şişelerden alıyoruz. Karnımız da hafiften acıktı, adada her yerde restoran yok. Genelde müstakil evler ve ufak köyler var.

IMG_5723.JPG

Tripadvisor’dan Hazal Oyster’s Shed diye bir mekan buluyor. Hadi gidelim diyoruz Talisker’a çok yakın birkaç viraj ve yokuş tırmandıktan sonra soğuk hava deposu gibi bir yere geliyoruz. İçerisi tıklım tıklım jipler, karavanlar, station wagonlar. Kapanmasına yarım saat kala varmış olsak da, siparişlerimizi veriyoruz.

IMG_0916.JPG

Oyster ve Istakoz söylüyoruz. Hazal’ın deniz mahsullerine olan yatkınlığı benim de ufkumu açıyor. Yüzümü buruşturduğum Oyster’ları birer birer yiyorum. Istakoz da fena değilmiş hani. Talisker’ın ufak şişelerinden birini de açıp genzimizi yakıyoruz.

IMG_5710.JPG

Bizim için manzara ve güzel bir yemek varsa keyfimiz yerindedir. Ama gezmeye doyamadık. İskoçya’ya özgü dağ ineklerini görüyoruz. Koca boynuzları ve yüzlerine düşen turuncu kahkülleriyle Scottish Highlands’in adeta simgesi olmuşlar.

bigstock-127852964-770x405.jpg

Fairy Glen’e doğru gitmeye karar veriyoruz, muhteşem dağ manzaraları ve ulusal parklardan geçerek içimizden geldiğince sürüyoruz. Harika dağ manzaralarından ilerlerken Fairy Pools tabelasını kaçırıyoruz ve Glenbrittle’a doğru sürüyoruz. Dağların arasında şelale ararken bir başkasını buluyoruz, yola devam ederek karşımıza ne çıkacağını bilmeden ilerliyoruz.

IMG_5752.JPG

Güneş yine açıyor, yolun sonunda bir kamp alanı ve büyük bir kumsal var. Onlarca karavan ve kamp yapmaya gelmiş insan. Kumsalda biraz yürüyoruz fotoğraf çekmek için deniz kenarına kadar gidiyoruz, 5 dakika içerisinde bulunduğumuz yerde su seviyesi yükseliyor, hava soğumaya başlıyor, güneş yavaş dağların arasında batmaya başlıyor.

IMG_5764.JPG

Bugünlük bu kadar diyip geri dönmeye karar veriyoruz. Mutluyuz, keyifliyiz. 2016 yılında motosikletle Transalpina ve Transfagaraşan’a giderek hayalimi gerçekleştirmişken, 2017 yılının da akıllarda kalanı Isle of Skye oluyor. İskoç bisikletçi Danny MacAskill’in Isle of Skye’da çektiği etkileyici video, atmosferi size biraz iyi daha anlatabilir.

Ertesi gün Isle of Skye’ı terkedip yine Loch Lomond’un kenarından geçerek Glasgow’a dönüyoruz.

IMG_0974.JPG

Karnımız acıkıyor, ama çok da oyalanmak istemiyoruz. Yol üzerinde burger yiyebileceğimiz bir yer var mı diye bakınırken karşımıza Burger Queen diye bir Minibüs çıkıyor, mutluluğumuz tarif edilemez.

IMG_1015.JPG

Mokka’nın bagajını hemen arka koltuğa yığıp göl manzaralı yemek odamızda burgerlarımızı yiyoruz.

IMG_1025.JPG

Giderken neler hissettiysek dönerken de aynı duyguları hissediyoruz. Bilmeden saptığımız bir yolda Glen Erit’e ulaşıyoruz. İsmi bize pek de bişey ifade etmiyor.

ride 59 glencoe.PNG

Son James Bond filmlerinden Skyfall’ın Glencoe yakınlarında bazı sahneleri olduğunu duymuştum ama tam lokasyonu bilmiyordum meğer Glen Erite’miş. İstanbula dönüp evde tekrar Skyfall’ı izlerken “Aaa biz burda durup soluklanmıştık diyoruz”

Hemen duş alıp, dışarı çıkıyoruz, hava güneşin gitmesiyle bir hayli serin ama Glasgow terkedilmiş şehir gibi şehrin en büyük parkında gördüğümüz kişi sayısı bir elin parmaklarını geçmez, ama dinamik bir şehir olduğu belli. Glasgow üniversitesi’nde Adam Smith adını pek çok yerde görmek mümkün Kampüsün içini girip biraz dolaşıyoruz.

IMG_5845.JPG

Restoran ve Barların olduğu caddeye doğru gidip kendimize bir İtalyan restoranında Minestrone ve piza söyleyip otele geri dönüyoruz. British Cab’lere binmedim demem. Çok komik araçlar arkası pek geniş. Glasgow Havalimanı’nda 6 günde 1600 mil yol aldığımız Vauxhall Mokka’mızı teslim ediyoruz.

IMG_5827

İskoçya turumuzu tamamlarken iki adet bonus rotayı yapmasak da paylaşalım belki bizden sonra gidenlere yol gösteririr. Britanya Adası’nın en kuzey noktası olan bu rotayı Britanya’nın Nordkapp’ı olarak yapabilirsiniz.

Ride 68 On Top of the World.PNG

Biking Nirvana olarak adlandırılan bir başka rota ise Langholm ile Selkirk arasında 1.5 saatte tamamlanabilecek bu yol 45 mil ancak fotoğraflarından ve haritadan baktığım kadarıyla muazzam.

Ride57 Biking Nirvana.PNG

Bir bonus da yazları İkinci Elizabeth tatilini İskoçya’da Balmoral Kalesi’nde geçiriyor.

Julian_Calder_Quee_3429507k

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s