BMW R Nine T İncelemesi

04

BMW Motorrad, Heritage yaklaşımı ile geçmişini geleceğe taşımanın en güzel yolunu R Nine T serisi ile bulmuş. R5 Hommage’ın Concorso d’Eleganza Villa d’Este’ boy göstermesi de bu mirasın taçlandığı noktalardan. BMW kişiselleştirilebilecek motosikletlere bir altyapı sunarken, bir yandan da Next 100 gibi kavramsal tasarımla motosikletin geleceğine de ışık tutuyor.

05

Piyasadaki ürün gamının en önde gelen ismi R1200 GS olsa da bu motorun genlerinde de R NineT’nin olduğu gibi R80G/S bulunuyor, 1980-1987 yılları arasında üretilen bu model ile 1985 yılı Dakar şampiyonluğu var. Ayrıca Nasuh Mahruki’nin Katmandu’ya gittiği motor olarak bilinen R80 GS basic de bu serinin devamı geliyor.
R nine T bazında geliştirilen R Nine T Urban G/S ise tam olarak o eski günlere bir atıf.

08

BMW motosikletleri içerisinde en beğendiğim model olan R Nine T’yi denedim, görüşlerimi aktarayım.

R Nine T test motorunu gördüğümde ilk vuran nokta fırçalanmış alüminyum deposu oldu. Motorun bazı olması gereken versiyon kesinlikle bu.

Processed with VSCO with m3 preset

Motosikleti uzaktan gördüğüm de aklımda canlanan aforizma; Ludwig Mies Van der Rohe’den ‘Less is more’. Motorun tasarımındaki renkler katmanlı yapısı ve basitliği adeta Mies’in Barcelona Pavillon’unu andırıyor. Fiyat listesi etkisiyle Kendi kendime motora bu kadar anlam yüklemeyeyim derken, BMW’nin showroom tasarımlarında Mies’in yalınlığından etkilenildiğine rastlıyorum. Motosikletin selesi arkaya gelen mono kapakla birlikte Mies tasarımı Barcelona Chair’ı andırıyor.

07

Teknik detaylara biraz değinecek olursak: Öhlins amortisörler, brembo fren sistemi, R1200GS’in bir önceki versiyonunun hava soğutmalı boxer motoru. Elektronik yol tutus desteği’nin bulunmadığına şaşırdım. R Nine T Scrambler’da bunu sunmaya başlamışlar. Bundan sonraki versiyonlarda opsiyon olarak sunulabilir. Gaz teli yerine gaz sensörü var, günümüz motorlarının bir çoğunda olduğu gibi. Şaftlı bir aktarımı, tel jantları mevcut.

09

Gaz tepkisinde, şaft aktarımında, motor tepkilerinin netlği açısından bazı şüphelerim vardı. Motora binip usul usul gaz açmaya başladığımda bunlar yok oldu. Motosiklet oldukça rafine, üzerine fazlasıyla düşünülmüş, çalışılmış, mirasın üzerine inşa edildiğini belli ediyor. Boyutuna göre ağır bir motor ancak bunu asfalt üzerinde hissetmek çok da mümkün değil. Kaydırmalı debriyajı ben aradım açıkçası, ducatiden alışkanlık muhtemelen diye düşündüm, Bunu aramamın sebebi, motor fazlasıyla torklu, biraz sportif kullandığınızda düşüreceğiniz vites arka tarafın kitlenmesine sebep olabilir.

10

R Nine T forumlarına baktığımda en çok konuşulan konulardan birisi Slipper Clutch. Hatta yorumlar yer yer bu Panigale değil, bir beyefendi motoru demeye kadar varıyor. Ducati Monster 1200S ile karşılaştırmalar yapılmış ki bu bence çok da haklı değil. Bu motoru karşılaştırmak isterseniz, Triumph Thruxton R daha mantıklı bir seçim olabilir. Ducati’nin Klasik tasarımlı Gt Sport1000 gibi bir motor sunsaydı onla karşılaştırılabilirdi. Bu yüzden belli bir miras üzerine inşa edilen motosikletleri kendi süreçleri içerisinde değerlendirmek işin doğrusu.

BMW R Nine T forumlarında en çok tartışılan bir diğer konu ise tel jantları saran şambriyelli lastikleri, çoğu kişi şabriyelsiz (tubeless) lastik kitine geçmiş bile. Şaft aktarımı ile zincir yağlamaktan kurtulduğumuza dikkat çekilirken, lastiğiniz patlasa biraz uğraşacaksınız denmiyor pek, beyefendiliği bozar elinizde levye şambriyelli lastiği tamir edip yola devam etmek. Zen ve Motosiklet bakım sanatındaki Bmw kullanıcısı profile canlanıyor gözümde. Yine R Nine T scrambler’da tubeless lastik sunulmuş. Ayrıca amortisörler upside-down değil ve offroad’a uygun plastik korumalı.

06

Motorda telelever yok, ön taraf GS’lere göre çok daha hisli. Oturma pozisyonu çok keyifli, ne yoruyor ne uyutuyor. Sele ince olmasına rağmen rahatsız değil. BMW R Nine T Racer’da clip-onlarla birlikte çok sportif bir hal aldığını düşünüyorum. Gidon amortisörünü çok güzel bir yere saklamışlar bunca torka asfalttan gelecek ters bir cevabın gidonu minimum etkilemesi için kesinlikle şart bir donanım.

01

Motor sesi harika, standart olarak sunulan klasik görünümlü tek taraftan çift çıkışlı akrapoviç egzoz tam tadında, ne fazla gürültülü ne de hissiz. Motorun en beğendiğim kısımlarından biri. Çift Kadran kesinlikle harika, sade bir bmw tasarımı, dijital olsaymış bütün hikaye yerle bir olurmuş, Scrambler’da bu tek kadrana düşüyor, devir saati yer almıyor.

Motorun altyapısı kişiselleştirmeye oldukça uygun, hem mirası geleceğe taşırken hem de piyasanın custom motor konusundaki talebine de cevap oluyor. Muazzam tasarımlar var. Altyapısına kolaylıkla mono kapak ekleyip, arka yolcu peglerini tutan şasi eklentisini sökmek bir hayli kolay. Hem Wunderlich’in hem Bmw Motorrad’ın çeşitli aksesuar desteği mevcut.

Processed with VSCO with m5 preset

Özetlemek gerekirse, iyi çalışılmış bir motosiklet, arkasına çanta bağlayıp günde 200-250 km yapabileceğiniz uzun yollara dahi çıkabileceğiniz bir motorken, toz topraktan da kaçmanıza gerek yok, evladınıza kalabilecek kadar sağlam görünüyor. Tek kelimeyle rafine. Viraj yapmaktan keyif alınacak cinsten.

Saffet Üçüncü’nün R Nine T ile yaptığı İtalya yolculuğu’nu ve motosiklet hakkındaki görüşlerini aşağıdaki videodan izleyebilirsiniz.

 

Reklamlar

BMW R Nine T İncelemesi” üzerine 2 yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s