Bir Vespa Hikayesi

04

Vespa düşüncesinin temeli, II.Dünya Savaşı öncesinde Amerika’da üretilen ve İtalya’da bolca bulunan Cushman’dır. İtalyan’lar arazide başarılı bu scooterları savaş esnasında paraşütlü birliklerin ve denizcilerin kara ulaşımında kullanıyorlardı.

2. Dünya savaşı sırasında Piaggio’nun savaş uçağı üreten Pontedera fabrikası yerle bir olmuş, yapılan devletler arası anlaşmalarla savaş uçağı üretmek de imkansız hale gelmişti. Piaggio, ön tekerleği uçak iniş takımlarından esinlenen scooter’larını 1943 yılında prototip olarak üretmeye başlamasına rağmen, 1945 yılında üretilen MP6 modeli ile satışlara başlanmıştır. İlk yılında 2500 adet üretilip satılan bu scooter’lar 1950’lere gelindiğinde toplamda 60 bin kişiye ulaşmıştı. Bütün vespa modellerini Piaggio müzesinin internet sitesinden kronolojik olarak görebilirsiniz.

http://www.museopiaggio.it/en/modelli/vespa-en/

Bugüne kadar 150’ye yakın Vespa modeli üreten Piaggio’nun, günümüz vespalarına en çok benzeyen modeli ise, 1955 yılındaki GS Preserie modeli.

01

Vespa’nın en büyük reklamı ise 1952 yılında Audrey Hepburn ve Gregory Peck’in Vespa ile Roma’yı bir uçtan bir uca dolaştıkları Roma Tatili ile olmuştur. Bu filmden sonra 100,000 üzerinde Vespa satılmıştır.

02

Vespa, Marlon Brando, Dean Martin, Charlton Heston gibi aktörlerle filmlerde boy göstermişti. 1970’e gelindiğinde dünya üzerinde 4 milyonun üzerinde bir satış gerçekleştirdikleri açıklanmıştı. Ekonomik, fonksiyonel ve efektif ulaşım sağlayan vespa’lar aynı zamanda özgürlüğü ve hayal gücünü temsil eder hale gelmişti. Savaş endüstrisi ve günlük hayatımızda malesef buna benzer çok fazla bağlantı var.

03

Giriş faslının ardından, kendi vespa hikayeme değinecek olursam, Eylül 2015’te aldığım Vespa 250 GTS ile bir yıldan kısa bir zamanda 9000 km yol yaptım. Vespa’ya karşı hep önyargılarım vardı, ufak teker, ön tarafta tek maşanın yaratacağı dengesizlik gibi… Muadilleri arasında daha pahallı olmasının sebebi, yukarıda yazdığım hikayeyi de satın alıyor olmanız. Özellikle bahar ve yaz aylarında inanılmaz hayatımı kolaylaştırdı, Trafiksiz bir İstanbul ve işe giderken keyif almanın tanımı Vespa 🙂

08

Şehir içindeki kıvraklığı, muadil olan diğer scooterlara göre malzeme kalitesi, metal bölümlerinin yıllara meydan okuyan sağlamlığı, vespanın iyi taraflarından. Vespa ile viraj almak bile inanılmaz keyifli. Normal bir motosiklete nazaran ağırlık dengesi ve viraj dinamikleri biraz farklı o yüzden limitleri zorlamamakta fayda var. Uzun yolda inanılmaz derecede konforlu ve rahat. Çanakkale’den İstanbul’a Vespa ile dönerken, Kapıdağ yarımadasının tamamını(Kapıdağın yaklaşık 2 saatlik bölümü offroad) rotama ekleyerek bir günde toplam 10 saatlik bir sürüş gerçekleştirmeme rağmen inanılmaz bir performans gösterip yorgunluğu hissettirmeyen bir scooter.

07

Vespaya o kadar alışmıştım ki, Dünya turuna en uygun motor olduğunu düşünmeye bile başlamıştım. Ancak bakım aralıkları diğer motosikletlere göre biraz kısa olduğu için (3-4 bin km’de bir yağ değişimi) düşündürüyordu. 2016 yılı içerisinde Vespa ile de İstanbul’dan Kaş’a kadar gitmek istiyordum. O zaman karar verebilirdim Vespa ile dünya turuna çıkılıp çıkılmayacağına, bütün dünyada yıllardan beri popüler olan bu ikonla yola çıkmak pek çok kapı ve muhabbet açabilir. Nitekim Ordu’lu Osman Amca bu hayali yıllar önce gerçekleştirenlerden.

Vespa’yı işe gidip gelirken, otobanda kullandığım için 250cc altındaki modellerinin bana uygun olmadığını düşünüyordum. 250’lik ise haddi bilindiği takdirde ömür boyu yetebilecek bir güç sağlıyor ancak motorun ağırlık dengesi alışılmışın dışında olduğu için yüksek hızlara çıkıldığında yapılan ani frenler tehlike oluşturabilir.

Bir vespa sahibi olmak isteyenlere tavsiyem, kendi ihtiyaçlarına göre bir model seçmeleri, eğer uzun yol yapacaklarsa motorlarının limitlerini öğrenmeden yola çıkmamaları. Limitleri akıldan çıkarmadan her zaman iyi lastikle kullanmakta fayda var.

13

Temmuz ayının son günü hafta sonu için gittiğim Çanakkale’den İstanbul’a dönerken TEM’de Avrupa Konutları civarında, asfalttaki kot farkından dolayı motorun 90km ile giderken devrilmesiyle sağ omzumu kırdım. Motosiklet botum dışında tüm ekipmanlarımın üzerimde olması kazanın sonuçlarını hafifletmiş olabilir.

Bu sebeple vespa diye ekipmansız bir şekilde kullanmamanızı tavsiye ederim. Özellikle yaz sıcaklarında bazen yarım kask ile bazen kumaş pantolon ile kullandığımı hatırlıyorum. Bu kazayı yarım kask ve korumasız bir pantolon ile geçirseydim durum hiç de iç açıcı olmazdı. Ekipmansız kullanacaksanız almayın.

Tam olarak 105 gündür motosiklete binmiyorum. 5 yıdır sanırım ilk defa bu kadar uzun zamandır motosiklete binmedim. Motosikleti malesef bir süre günlük kullanımımdan çıkarıp tam konsantre olduğum zamanlar binmek istiyorum. Yakın zamanda da Hypermotard ile motosiklete kaldığım yerden devam edeceğim haberini de geçeyim.

Arkadaşlarımın çoğu Vespa ile olmasaydın o kazayı yapmazdın, neden büyük motorla gitmedin Çanakkale’ye diye sorup durdular. Asfalttaki kot farkını görmek benim elimde, ufak teker sebebiyle yaşanan bir kaza olduğunu düşünmüyorum. Ancak gücü sebebiyle sağ şeritte gitmemin sebebi tabi Vespa. Bana kalırsa zorunda kalınmadıkça otoban kullanılmadan yapılacak bir Dünya Turunda Vespa iş yapabilir. 2007 model olan Vespamın sağlamlığına da tam puan veriyorum.

Sözün özü Vespa güzeldir hoştur, benden geldi geçti, bir daha gelir mi bilmem 🙂 Ancak bisiklete bile binerken önlemlerinizi alınız. Vespaları asla hafife almayınız.

09

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s